x
x
GERİ

SESSİZ SALDIRI: PLASTİKLER

SESSİZ SALDIRI: PLASTİKLER

31.01.2024

Güne her zamanki gibi başladığınızı düşünün. Alarmınız çalıyor, yumuşacık yastığınızla vedalaşıyor ve dişlerinizi fırçalamak üzere banyoya doğru ilerliyorsunuz. Kıyafetlerinizi giyiyor, işe yetişebilmek için hızlı bir kahvaltı yapıp ardından da evden çıkıyorsunuz. Her ne kadar farklı amaçlara hizmet eden çeşitli eşyalarla temasta bulunmuş olsanız da sabah rutininizde sizi hiç yalnız bırakmayan sessiz bir ortağınız var: plastikler! Plastikler hayatımızın her alanında o kadar yaygın ki, rolünü düşünmek için duraklayana kadar varlığını fark bile etmiyoruz. Ekonomide ve sanayide vazgeçilmez bir yere sahip olan bu malzeme; düşük maliyeti, kolay şekil alan yapısı ve uzun kullanım ömrü sebebiyle hayatımızın her alanına sirayet etmiş durumda. Dünyada yılda ortalama 430 milyon ton plastik üretiliyor ve üretimin %70’lik bir kısmı tek kullanımlık son ürünlere dönüşüyor.1 Bu kısa yaşam döngüsü ise çok tehlikeli bir sonuç doğuruyor: alıcı ortamlara kontrolsüzce atılan kamyonlar dolusu plastik.

Plastik terimi, “şekillendirilebilen ve kalıplanabilen” anlamına gelen ve kökeni 1630’lara uzanan Yunanca “plastikos” kelimesinden türemiş.2 Geçmiş zamanlardan beri esnek özellikteki malzemelerin insanoğlunun hayatını kolaylaştırdığını, gündelik yaşamda vazgeçilmez bir yere sahip olduğunu biliyoruz. Hal böyle olunca, sanayi devriminden sonra sınai üretimin katlanarak artması esnek malzemelere duyulan ihtiyacı büyütmüştür; öyle ki 19. yüzyılın ortalarına gelindiğinde fildişi, boynuz, kaplumbağa kabuğu, kehribar ve kauçuk gibi hayvansal kaynaklı plastik ikamelerini bulmak giderek zorlaşmıştır.3 Her zor zamanda olduğu gibi artan talep inovasyona yol açmış, ilk yarı-sentetik plastik 1862 yılında Alexander Parkes tarafından üretilmiştir. İlk üretiminin ardından plastiklerle ilgili çalışmalar devam etmiş, polivinil klorür (PVC) polimerize edilmiş ve ilk tam sentetik plastik geliştirilerek seri üretime başlanmıştır.4

20. yüzyılın başında popülaritesi giderek artan plastik endüstrisi, altın çağını, İkinci Dünya Savaşı’nda endüstriyel gücün askeri başarı kadar önemli olduğunun anlaşılmasıyla yaşamıştır. Kıt doğal kaynakları koruma ihtiyacı sentetik alternatiflerin üretimini öncelikli hale getirmiş, plastiklerin yeni kullanım alanları ortaya çıkmıştır. Savaş sırasında plastik üretimi dünya çapında dört kat artmış, 1939’da 100 bin tonun altında olan üretim 1945’te 365 bin tona çıkmıştır.5 Savaşın ardından da bu artış trendi devam etmiş, kazanılan yeni beceriler plastik endüstrisini tüm sanayiyle entegre hale getirmiştir. Bahse konu ciddi üretim miktarları plastiklerin doğada ayrışmayan yapıları ve yüzyıllar sürebilen bozulma süreçleriyle birleşince, yaygın kullanım ve düzensiz bertaraf çeşitli ekosistemlerde birikime yol açmıştır.

Plastik kirliliği terimi, 1960’larda deniz hayvanlarına dolanan ve midelerinden çıkan plastiklerin raporlanması ile hayatımıza girmiştir. 1970’lerin başında Kuzey Atlantik’te çok sayıda plastik peletin keşfedilmesi, plastik kirliliğinin deniz yaşamı üzerindeki etkisinin farkına varılmasında önemli bir dönüm noktası olmuştur.6 Yalnızca deniz ekosistemiyle sınırlı kalmayan bu durum, toksin taşıma potansiyeli yüksek olan plastiklerin yüzey akışları ile karasal ekosistemi ve yeraltı sularını da kirletmesiyle devam etmiştir. Son yıllarda dikkatleri üzerine çeken mikroplastiklerin ise atmosferik taşınım ile ekolojik açılardan önemli bölgelerde birikebildiği7, soluduğumuz havada, içtiğimiz suda, yediğimiz balıkta ve hatta vücut dokularımızda bile bulunabileceği8 araştırmalarla kanıtlanmıştır.

Günümüzde plastik kirliliğinin geldiği son noktada ekosistemlerin iklim değişikliğine uyum sağlama kapasiteleri, yaşam alanları, doğal süreçler ve milyonlarca insanın sosyal ve ekonomik refahı plastiklere bağlı durumda.

Kirliliğe sebep olan temel durumu kavramak için kullanım alanlarına yoğunlaştığımızda, üretilen plastiğin en büyük kullanıcısı ve dolayısıyla en fazla çevresel fayda sağlama potansiyeline sahip alanın paketleme sektörü (ambalaj sanayii) olduğunu görüyoruz.9 Plastik paketler içecek şişelerinden gıda ambalajlarına, kozmetik ve kişisel bakım ürünlerinden ev kimyasallarına kadar oldukça geniş bir kullanıma ulaşıyor. 2021 yılında dünyanın çeşitli bölgelerinde gerçekleştirilen çevre temizliği günlerinde, gönüllülerden topladıkları atıkların türünü ve markasını kaydetmeleri isteniyor. Sonuçlar içecek ve kozmetik sektöründeki büyük oyuncuların ürünlerine ait ambalajların, düzensiz atık alanlarında en çok karşılaşılan plastikler olduğunu gösteriyor.10 Üreticiler “geri dönüştürülebilen” paketlemeleri ile çevre dostu bir girişimde bulunsalar da küresel ölçekteki verilere göre plastik atıkların yalnızca %9’u geri dönüşüme uğruyor.11 Bu noktada hem üreticilere hem de tüketicilere (dolayısıyla politika yapıcılara) büyük iş düşüyor.

Üreticilerin “geri dönüştürülmüş” paketlemelere odaklanması ve kümülatif olarak büyüyen plastik havuzunu azaltmaya çalışması, doğal bileşenlerden üretilen ve ekosistemlerce parçalanabilen biyo-bozunur plastiklere yönelmesi, ürünlerindeki plastik miktarını azaltmaya yönelik araştırma ve geliştirme çalışmalarında bulunması gerekiyor. Tüketicilerin ise -her ne kadar kulağa bir klişe gibi gelse de- plastik kirliliği ve geri dönüşüm hakkında bilinçlenmesi gerekiyor. Plastik parçaların çok büyük çoğunluğunun geri dönüştürülebilir olarak üretildiği günümüz pazarında, düşük kamusal farkındalık sebebiyle yeterli gelişim gösterilemiyor. Mevcut düzende plastik atıkların %22’si denetim dışı yöntemlerle bertaraf ediliyor.12 Özellikle düşük gelirli ülkelerde kontrolü sağlanamayan plastik atıklar açık çukurlarda yakılarak veya denize dökülerek ortadan kaldırılıyor. Plastik atık yönetiminde en sıkıntılı bölgeler Afrika, Güney Asya ve Ortadoğu gibi gelişmekte olan ülkelerin yoğunlaştığı coğrafyalar iken, Avrupa ve Doğu Asya tarafında uygulanan döngüsel yaklaşımlar nispeten olumlu sonuçlar veriyor. Ancak mevcut politika ve planlar ışığında gerçekleştirilen projeksiyon çalışmaları, 2060 yılında plastiklerin hem üretim hem de atık miktarının yaklaşık üç kat artacağını gösteriyor.13

Hükümetler ve politika yapıcıların kapsamlı çalışmalarla her iki tarafı da yönlendirmesi, uygulayacakları yaptırımlar, ödül sistemleri ve destek mekanizmalarıyla ileride daha ciddi bir probleme dönüşeceği kesin olan bu duruma çözüm geliştirmesi önem arz ediyor. Tek kullanımlık plastikler üzerinde kısıtlamalar getirmek, entegre atık yönetim sistemlerinin kurulması ve geliştirilmesi için yatırımlar yapmak, üreticilerin plastik kullanımlarına ilişkin düzenlemelerde bulunmak, tüketici davranışlarının değişmesine yönelik farkındalık çalışmaları yürütmek gibi uygulamaların ivmelenerek artması gerekiyor. Sınırları aşan bu küresel sorunun çözümünde bütüncül bir yaklaşım oluşturacak bir diğer faktör ise uluslararası iş birlikleri. Güçlü iş birlikleri; ülkeler arası bilgi ve teknoloji paylaşımı gerçekleştirilmesi, ortak standartlar oluşturulması, finansman desteği sağlanması ve açık denizlerde temizlik faaliyetleri gerçekleştirilmesi yoluyla etkili sonuçlar alınmasına olanak tanıyor.

Plastikler artık hayatımızın vazgeçilmez bir parçası ve plastik kirliliği ile mücadelede gerçekçi çözümlere ihtiyacımız var. Plastiklerin tasarımından üretimine, tüketiminden bertarafına kadar tüm yaşam döngüsünü göz önünde bulunduran yaklaşımlar geliştirmemiz şart. Küresel gündemin açık ara en önde gelen kirlilik sorunuyla başa çıkabilmek için ütopik olmayan, plastikleri tamamen hayatımızdan çıkartamayacağımızın bilincinde inovatif gelişmelere yönelmeliyiz. Hem şimdiki hem de gelecek nesiller için daha sağlıklı ve yaşanabilir bir dünya yaratma yolunda; plastiklerle birlikte sürdürülebilir şekilde yaşamayı öğrenmeli, döngüselliği teşvik etmeli, katı politikalar uygulamalı ve geri dönüşüm oranlarını artırmalıyız.

Kaynaklar:
1) United Nations. (2023). Fast facts - what is plastic pollution? - united nations sustainable development. United Nations. https://www.un.org/sustainabledevelopment/blog/2023/08/explainer-what-is-plastic-pollution/
2) Online Etymology Dictionary. (2020). Plastic: Search online etymology dictionary. https://www.etymonline.com/search?q=plastic
3) Science History Institute. (2020). History and future of plastics. https://sciencehistory.org/education/classroom-activities/role-playing-games/case-of-plastics/history-and-future-of-plastics/
4) Plastics Europe. (2022). Plastics: A story of more than 100 years of innovation. https://legacy.plasticseurope.org/en/about-plastics/what-are-plastics/history
5) ENL Group. (2022). War on plastics: How World War II changed the Plastics Industry. https://enl.co.uk/war-on-plastics-how-world-war-ii-changed-the-plastics-industry.
6) Ryan, P. G. (2015). A brief history of Marine Litter Research. Marine Anthropogenic Litter, 1–25. https://doi.org/10.1007/978-3-319-16510-3_1
7) Hee, Y. Y., Hanif, N. M., Weston, K., Latif, M. T., Suratman, S., Rusli, M. U., & Mayes, A. G. (2023). Atmospheric microplastic transport and deposition to urban and pristine tropical locations in Southeast Asia. Science of The Total Environment, 902, 166153. https://doi.org/10.1016/j.scitotenv.2023.166153
8) Yang, Y., Xie, E., Du, Z., Peng, Z., Han, Z., Li, L., Zhao, R., Qin, Y., Xue, M., Li, F., Hua, K., & Yang, X. (2023). Detection of various microplastics in patients undergoing cardiac surgery. Environmental Science & Technology, 57(30), 10911–10918. https://doi.org/10.1021/acs.est.2c07179
9) Ritchie, H., Samborska, V., & Roser, M. (2023). Plastic pollution. Our World in Data. https://ourworldindata.org/plastic-pollution
10) BreakFreeFromPlastic. (2021). Brand Audit Report https://www.breakfreefromplastic.org/wp-content/uploads/2021/10/BRAND-AUDIT-REPORT-2021.pdf
11) OECD. (2022). Plastic pollution is growing relentlessly as waste management and recycling fall short, says OECD. OECD Environment. https://www.oecd.org/environment/plastic-pollution-is-growing-relentlessly-as-waste-management-and-recycling-fall-short.htm
12) OECD. (2022), a.g.e.
13) OECD. (2022b). Global Plastics Outlook: Policy Scenarios to 2060. https://doi.org/10.1787/aa1edf33-en