Escarus

Sürdürülebilir Yatırım Kavramları: ESG Odaklı Yatırım, Sorumlu Yatırım ve Etki Yatırımı

Paylaşım TarihiKasım 1, 2019

Finansal getiri sağlama ve sosyal etki yaratma kaygılarını dengede tutan bir yatırım anlayışı olan “Sustainable Investing” (Sürdürülebilir Yatırım), finans dünyasındaki konumunu genişletmeye hızla devam etmektedir. Yatırımcıların giderek artan sürdürülebilirlik odaklı iş geliştirme arzusuyla birlikte gelişen sürdürülebilir yatırım kavramı ile etik hususları yatırım analizi sürecine entegre eden yeni yaklaşımlar ortaya çıkmaktadır.

Bu yaklaşımları ifade eden birçok terim bulunmakta, hatta bu terimlerin sıklıkla birbirinin yerine kullanıldığı gözlenmektedir. Bu terimler arasından en fazla kullanılan çevresel, sosyal ve yönetişimsel kriterler odaklı yatırım (environmental, social and governance – ESG), sosyal açıdan sorumlu yatırım (socially responsible investing – SRI) ve etki yatırımı (impact investing) terimleri, anlam ve yaklaşım bakımından birbirinin yerine en çok kullanılan terimlerdir. Ancak bu ifadeler aynı kavramları tanımlamamakta, yatırımcı portföylerinin müşterinin istek ve amacına uygun olarak nasıl yapılandırılabileceğine yönelik farklı yaklaşımlar sunmaktadır.

ESG Odaklı Yatırımlar

ESG, bir yatırımın performansı üzerinde önemli etkileri bulunabilecek çevresel, sosyal ve yönetişimsel uygulamaları ifade eder. ESG hususlarının, yatırım sürecine dahil edilip incelenmesi ise geleneksel finansal analizin yanı sıra finansal olmayan potansiyel risk ve fırsatların da değerlendirilerek yatırımcıya daha kapsamlı bir analiz yapma imkânı sunmaktadır. ESG odaklı yatırımlarda altı çizilmesi gereken husus, finansal performansın hâlâ göz önünde bulundurulduğudur. ESG odaklı yatırımlarda sosyal etki yaratma bilinci olsa da nihai amaç yapılan yatırımla her alanda en iyi sonucu elde etmektir. Çevresel, sosyal ve yönetişimsel ögelerin yatırım performansını nasıl yönlendirdiği veya engellediği konusu hesaba katılmakta, finansal yatırım getirisi elde etmenin bir unsuru olarak analize entegre edilmektedir.
 
Yukarıdaki tabloda yaygın olarak kullanılan ESG kriterleri listelenmiştir. ESG kriterleri entegre edilerek değerlendirilmiş yatırımların finansal getirileri artırma potansiyeli bulunurken, ESG kriterleri dikkate alınmadan yapılan yatırımların ise finansal getirileri olumsuz etkilediği değerlendirilmektedir.
Sosyal Açıdan Sorumlu Yatırım (SRI) veya Sorumlu Yatırım (Responsible Investment)
Sorumlu yatırım, “Birleşmiş Milletler Sorumlu Yatırım İlkeleri” (UN PRI) tarafından yatırım kararlarına ESG kriterlerini entegre etmek için uygulanan bir yaklaşım olarak tanımlanmaktadır. Sorumlu yatırım anlayışı her ne kadar sosyal, çevresel ve yönetişimsel faktörlerin yatırım analizine dâhil edilmesini öncelik olarak belirlese de, belirli etik kurallarını çerçeve olarak kullandığı için ESG odaklı yatırımlardan bir adım öteye geçmektedir. Değere dayalı veya etik yatırım olarak da bilinen sosyal açıdan sorumlu yatırım (SRI) ise çevre veya toplum üzerinde olumsuz etkileri olan şirketlere yatırım yapılmasından kaçınmak için negatif tarama yöntemini kullanmaktadır. Negatif tarama, yatırımcının finansal olmayan değerleriyle çelişen faaliyetleri bulunan şirketlere veya kuruluşlara yatırım yapmaktan kasten kaçınma yaklaşımını ifade eder. Bu tarama sonrasında belirli başlıklar yatırım seçenekleri arasından çıkarılır ve bu şekilde yatırım portföyünün olumsuz sonuçlara yol açması engellenmeye çalışılır. Negatif tarama süreçlerinde genellikle dikkat edilen yatırım alanları aşağıdaki gibi özetlenebilir:
 
 
Etki Yatırımı (Impact Investing)
Etki yatırımı anlayışı; ESG odaklı yatırım ve SRI ile benzer şekilde sosyal ve çevresel faktörleri yatırım analizi içerisine dâhil etmekte, ancak sosyal veya çevresel etki yaratmayı finansal getirinin önünde tutan şirketlere veya fonlara yatırım yapmayı önceliklendirerek sorumlu yatırım yaklaşımını birkaç adım daha ileri götürmektedir. Etki yatırımında olumlu sonuçlar önem arz etmektedir; başka bir deyişle, yatırımların bir şekilde olumlu etki yaratması gerekmektedir. Dolayısıyla etki yatırımının amacı, bir işletme veya kuruluşun topluma veya çevreye yararlı olan belirli hedeflere ulaşmasına yardımcı olmaktır. ESG odaklı yatırım ve SRI stratejilerinde finansal getiri yaratmak hâlâ asıl beklentiyken, etki yatırımı finansal beklenti elde etmeyi sosyal etki yaratma kaygısının bir sıra arkasına koymaktadır. Başarının garanti edilip edilmediğine bakılmaksızın, temiz enerjinin araştırılmasına ve geliştirilmesine adanmış kâr amacı gütmeyen bir yatırım yapmak etki yatırımına örnek olarak verilebilir.
 
Şekilde sol tarafta yer alan “değer odaklı kategori”, riskten ve getiriden ödün vermeyecek şekilde tasarlanan yatırım yaklaşımlarını içermektedir. Hem geleneksel hem ESG odaklı yatırım stratejileri, alınan risk için finansal getiriyi en üst düzeye çıkarmayı amaçlamaktadır. ESG faktörlerinin geleneksel yatırım analizine dâhil edilmesi başka herhangi bir amaçtan önce finansal getiriyi artırmayı hedefler. Sağ taraftaki “değerler odaklı kategori” ise, yatırımcıların yaptıkları yatırım ile yaratmayı hedefledikleri sosyal etki kaygısını karşıladıktan sonra finansal getiriyi dikkate alan yaklaşımları betimlemektedir.
Sürdürülebilir yatırım alanlarına olan ilgi artmaya devam ettikçe, bu ilgiyi doğru yönlendirebilmek için ESG odaklı yatırım, sorumlu yatırım ve etki yatırımı gibi kavramlar arasındaki farkı daha belirgin olarak tanımlamak ve buna göre hareket etmek önem kazanacaktır. Bu ilginin doğal bir sonucu olarak sayıları her geçen gün artan sürdürülebilirlik yatırım araçları, sorumlu yatırım fonları, sürdürülebilirlik endeksleri gibi uygulamalar aynı zamanda bu ilginin neden doğru yönlendirilmesi gerektiğine anlamlı kanıtlar sunmaktadır. Kavramlar arasındaki ayrımın doğru yapılması, bu uygulamaların amaçları doğrultusunda kullanılırlığını artıracaktır. Dolayısıyla, değerlendirmelerin doğruluğunun ve yatırımlardan elde edilen verimin de artışına etki edecektir.
Esra Akarçay

Esra Akarçay